her geçen gün daha da büyüyorum. artık söylenenleri daha iyi anlıyor ve yapıyorum. dile kolay 15 aylık oldum nerdeyse. tek başıma yürüyebiliyorum, başımı ters şekilde yere koyup bacaklarımın arasından ceee yapıyorum, kanepenin üzerinde bir baştan bir başa gidip gidip geliyorum. en çok kuru üzüm yemeyi seviyorum, kuru üzümün olduğu çekmeceyi biliyorum ve başından hiç ayrılmıyorum. anneannemlerin balkonunda oynamayı çok seviyorum, oradaki sehpayı sürmeyi, bezle balkonu silmeyi çok seviyorum. hele bi de ege ordaysa değmeyin keyfime. akşama kadar ege nin başından ayrılmıyorum, onun biberonunu, emziğini oyuncağını ... herşeyini alıyorum.
bugünlerde yine iştahım kesik, bugün annem gelene kadar hiç bişey yemedim, annem gelince zorla çorba içirdi. yemekten sora anemin iş arkadaşı sibel ve hatice ablalara gittik. ilk kez görmeme rağmen hiç ağlamadım, hatta onlarla oyunlar oynadım. beni çok sevdiler ama 'çocuk bakmak çok zormuş' dediler.